03 Eylül 2009

İyi ki vardınız, iyi ki varsınız...

Okay Karacan, Zaman'daki yazısında çok değerli bir kadirşinaslık örneği sergilemiş. Bakın yazısının sonunda neler yazmış:

"Meşhur, "Don't let me be misunderstood'un" ana melodisi 70'lerde TRT spor haberlerinin ya da bir spor programının jenerik müziğiydi. Hangisi olduğunu tam hatırlamıyorum, çünkü 8 yaşındaydım. Duyar duymaz içim kıpır kıpır olurdu. Jeneriğin ardından onların genç yüzüyle karşılaşırdık. Siyah-beyaz dönemin spor yüzleriydiler. Onlardan ilham alarak bu mesleğe girenlerdenim, hem de onlar gibi TRT'nin çok aşamalı sınavlarında terleyerek. Bugün meslekteki 36'ncı yıllarını kutluyorlar.

TRT sınavlarını kazanarak kuruma aynı anda girdiler, daha sonra profesyonel hayatta renkli yayıncılığın miltaşı işlere imzalar attılar. 3 Eylül 1973'ten bu yana ülkeye sesleri ve yorumlarıyla futbolu sevdiren, bu harika oyunun parçası olan ağabeylerim; Öztürk Pekin, Ümit Aktan, Doğan Yıldız, Abidin Aydoğdu, Murat Ünlü ve hocam Tansu Polatkan'a sevgi ve saygılarımı gönderiyorum.

İyi ki vardınız, iyi ki varsınız...

Nice yıllara."

Evet, Okay Karacan'ın duygu ve düşünceleri bunlar. Benim de yaşım 40'ı gördüğüne göre, TRT'nin o siyah beyaz döneminden aynı şarkının, aynı melodinin kulaklarımda yankılandığını söylemeliyim.

Karacan, çok önemli bir vefa örneği sergilemiş. Gerçekten de andığı isimler yalnızca TRT'ye değil, yıllarca Türk sporuna, Türk medyasına hizmet etmiş, değer katmış isimler.

Hangi yaşta olursa olsun bu isimlerin sesinden radyodan ya da ekranlardan maç anlatımı dinlemeyen futbolsever var mıdır acaba?

Türk medyasına çok önemli isimlerin kazandırılması yönünde de çok emekleri var bu isimlerin.
Özel TV'lerin ve radyoların yaygınlaşmasına rağmen bir gelenekten gelen bu isimlerin kalitesinin hala aşılamadığını söylemeliyiz. 1970 ve 80'lerde bu isimlerle TRT'de başlayan nitelik ve kalite damarı kurumsal olarak bugün NTV'de sürüyor. Kuşkusuz, Okay Karacan gibi farklı kurumlarda bireysel olarak başarılı işler çıkaran isimler de var.

Ben de bir basın çalışanı ve bir sporsever olarak Okay Karacan'ın duygu ve düşüncelerine katılıyorum:

"İyi vardınız, iyi varsınız. Nice yıllara" diyorum...

Bu arada, sevgili Okay Karacan'ın andığı isimlere
Orhan Ayhan, Necati Karakaya ve rahmetli Kenan Onuk'u da eklemek istiyorum. Yanılmıyorsam, her üç isim de aynı dönemde TRT'de göreve başlamışlardı. Onların emeklerini de anmak gerekiyor...

Ve son olarak, Okay Karacan'ın anımsattığı Santa Esmeralda'nın o unutulmaz şarkısı
"Don't let me be misunderstood"u sizlerle paylaşarak tüm bu isimlere saygı ve selamlarımı gönderiyorum...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

 

blogger templates | Futbol 16