05 Ağustos 2009

İş disiplini...

Ertuğrul Sağlam, profesyonelliğiyle taraftarın gönlündeki yerini de 'sağlam'laştırıyor.

Adnan BAŞTOPÇU


Kendim şahit olmadım. Anlattılar, karşılaştırma yaptım.
İki adet teknik direktör portresi çizeceğim şimdi.

Portre dediysem, ben iki olayı peş peşe anlatacağım, kararı siz vereceksiniz.

Birincinin ismini vermiyorum, anlatımdan anlayan anlayacak, anlayamayan ‘klasik bir teknik adam’ deyip geçecek.

İki hikayemiz de ‘antrenman ortamı’na ilişkin. İlk olarak birincisi:


Takım antrenman sahasına çıkmış Hoca’sını bekliyor.

Hoca, gazetecilerle hararetli bir sohbete dalmış.

Anlatıyor da anlatıyor.

Maşallah ağzından bal damlıyor. Hakkını verelim pek de güzel anlatıyor.

Adamda anı çok çünkü. Eski başarıları, yıldız futbolcularla anıları, kritik maçlarda verdiği kritik kararlar falan. Kim olsa dinler yani.

Hele de futbola meraklı biriyseniz, buyurun işte, hiçbir yerde duyamayacağınız güzellikte anılar, hem de birinci elden. Sadece anılar da değil. Nasıl bir taktik deha olduğunu da güzel güzel anlatıyor Hoca.

O ara, bir görevli gelip ‘Hocam!’ diyor ‘takım sahaya çıktı, futbolcular sizi bekliyorlar’

‘Tamam geliyorum!’ diyor Hoca ama, anlatmaya da devam ediyor.

Futbolcular az beklesinler, ne olacak yaa!..

***

İkinci sahne devre arası kampından. Yer Antalya.

Ertuğrul Sağlam Bursaspor’un başında. Yakın geçmişin ünlü futbolcuları, bugünün hayli revaçta televizyon yorumcuları Rıdvan Dilmen ve Hakan Şükür, Bursaspor’un kamp yaptığı otele ziyarete gelmişler.

O sırada takım sahada, antrenmanda. Rıdvan Dilmen ve Hakan Şükür, kampla ilgili bilgi almak için zaten çok iyi arkadaşları olan Ertuğrul Sağlam’la görüşmek istiyorlar.

Bu arada antrenman devam ediyor.

Uzaktan el sallıyorlar Ertuğrul Hoca’ya ve bir biçimde görüşmek istediklerini belli ediyorlar.

Ertuğrul Hoca el sallıyor Dilmen ve Şükür’e ve ‘bekleyin biraz!’ işareti yapıyor eliyle.

Antrenman devam ediyor. Sağlam futbolcuların yanından ayrılmıyor.

Ne zaman ki antrenman bitiyor, Rıdvan ve Hakan’ın yanına gelip ‘hoşgeldiniz’ diyor ve konuşmaya başlıyorlar.

***

Tuttuğunuz takımın başında hangisini görmek istersiniz? Birinciyi mi, Ertuğrul Sağlam’ı mı?

***

Az önce Bursasportv’de ‘Gemlik Tayfa’ tarafından düzenlenen muhteşem gecenin görüntülerini izledim. Hakikaten şahane geçmiş.

Bu tip ve tür etkinlikler kurumsallaşma adına çok önemli.

Geceye böylece değindikten sonra geçiyorum, yaşanan burukluğa!

Evet, bu muhteşem geceye futbolcuların ve teknik heyetin katılmaması bir parça burukluğa yol açmış.

Geceye katılan 6 yöneticiden biri olan İrfan Koç, yaptığı konuşmada bu konuya değindi ve ‘seneye futbolcuları da getireceği sözü’nü verdi.

Mikrofon uzatılan bir taraftar da gecede Ertuğrul Sağlam’ı ve futbolcuları göremedikleri için hayal kırıklığı yaşadıklarını söyledi.

***

Bizim sevgimiz böyle işte. Dünya’nın ortasına bir nokta koyuyoruz, bu noktanın üzerine dikiliyoruz ve yaşanan tüm olayları ‘buna göre’ değerlendiriyoruz.

Biz bir davet mi veriyoruz, herkes orada olacak, mazeret yok.
Bizim başımıza bir şey mi geldi, tüm sevdiklerimiz yanımızda olacak, mazeret yok.

Biz eğlenirken herkes eğlenecek, biz üzülürken herkes üzülecek.

***

Kimsenin aklına neden gelmiyor. Hafta sonu Bursaspor’un ‘en zor’ maçını oynayacağı. En zor çünkü Lig’in en zor maçı her zaman ilk maçtır.

Böyle bir maçın eksik konsantrasyonla kazanılması mümkün değil.
Üstelik rakip kapalı kutu.

Netice itibariyle bu tabloya bakıp ‘Helal olsun Ertuğrul Hoca’nın iş disiplinine’ demek mümkünken, sitem etmek bana pek doğru gelmedi...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

 

blogger templates | Futbol 16