20 Temmuz 2009

Marx, Adorno, Sartre hayranı bir Bursasporlu: Ergic

"Bursaspor'un yeni transferi Ivan Ergic, aslında alışık olmadığımız türden bir oyuncu. Yakalandığı psikolojik rahatsızlık nedeniyle Juventus'un kapısından dönen Ergic, Frankfut Okulu düşünürlerinin yanısıra Jean-Paul Sartre'ın da hayranı olan bir Marxist!"

Bu ilginç satırları Goal.com'da Ali Murat Hamarat imzalı yazıda okuyunca Goal.com'un ne kadar önemli bir site olduğunu bir kez daha teyit ettim.

Goal.com, malum küresel bir internet markası ve Türkçe edisyonu da mevcut. Üç dört gün önce Bursaspor'a katılan Ivan Ergic'le ilgili bu yazıyı siz de ilgiyle okuyacaksınız...


İşte ayrıntılar...


1981'de Bugünkü Hırvatistan topraklarında kalan Sibenik'te doğan Ergic'in ailesi çıkan, İç Savaş nedeniyle önce Sırbistan'a oradan Avustralya'ya gidiyordu. 14'ünde Kangurular diyarına ayak basan Ergic, reşit olduğunda Perth Glory ile sözleşme imzalıyordu. Takımını ligde ikinciliğe taşıdıktan sonra aldığı teklif rüya gibiydi. 31 maçta 10 gol atan bu orta saha oyuncusuna kayıtsız kalmayan İtalyan devi Juventus, Avustralya'da yetiştirilen geni kapmıştı.

Juventus macerası ve 'öpücük hastalığı'

'Yaşlı Kadın'da forma şansı bulması zordu genç oyuncunun. Kiralandığı Basel, kısa sürede kaderi oluyordu. Kendisini gösterip İtalya'ya dönmeyi planlayan Ergic, 2003'te tam dünyayı sallayacaktı ki sıkıntılar başladı. Juve'ye niyet denirken hastaneye kısmet olmuştu. İsviçre ekibiyle Şampiyonlar Ligi'nde döktüren yıldızın tapusuna sahip Juventus, O'nu geri istiyordu. Derken sakatlandı. Geçirdiği ameliyat sonrası bir türlü toparlanamadı. Ağrıları vardı... Öpücük hastalığından çekiyordu... Birden depresyona gitmişti...

"Depresyondayım, unutuldum, aldatıldım..."

2004 Yazı'nda dört ay kliniğe yatırılan futbolcu, öncesinde gitmedik doktor bırakmamıştı. Ancak bir türlü acılarına çare gelmiyordu. İlk başta ağrılarının sebebinin ille de fizyolojik olduğunu düşünen Ergic; kısa sürede anlamıştı: Aslında, psikolojik bir buhran içerisindeydi...

Kliniğin korunaklı yuvasında yavaş yavaş kendisini toparlayan bu nev-i şahsına münhasır futbolcu, önyargılarını da parçalamıştı âdetâ. Oradaki yetenekli insanları gören Ivan Ergic, terapiler sayesinde düzeliyor ve sahalara dönmeye hazırlanıyordu. Muhafazakâr futbol dünyasına gelince... Takım arkadaşlarının durumunu anlamadığını bir söyleşisinde açıkça dile getiren Ergic, tabuyu yıkıyor ve olan bitenin aslında herkesin başına gelebileceğini vurguluyordu. Futbolcuların aksine kendisine sahip çıkıp sözleşmesini uzatan Teknik Direktör Christian Gross'un güvenini boşa çıkarmıyor, 2006'da kaptanlık pazubandını takıyordu koluna.

Marx, Adorno, Horkheimer, Sartre...

10 Mayıs 2008'de Basel formasıyla oynadığı 150. maçta şampiyonluk sevinci yaşayan futbolcu, takımın başına gelen Thorsten Fink tarafından yollandığında, İsviçre'de birçoklarının yüreği sızladı.

Babasından Karl Marx'ı öğrenen Ergic, futbolcuların çok fazla para kazandıklarına inanıyor ve bunu her fırsatta dile getiriyor. Frankfurt Okulu'na özel bir merakı olan yıldız, Adorno, Horkheimer ve Sartre hayranlığını da gizlemiyor. 10 defa Sırp Milli Takımı'nın formasını terleten 28 yaşındaki futbolcu, belli ki futbol kamuoyumuza renk katmaya hazırlanıyor.

Düşününce ağzından çıkabilecekleri, çevirmenlerin felsefe okumaya şimdiden başlamasında fayda olacak, demeden duramıyoruz...

Ali Murat Hamarat, Goal.com

YAZININ ORJİNALİ İÇİN...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

 

blogger templates | Futbol 16