Bursaspor, Avusturya kampını tamamlayarak ikinci hazırlık etabını da bitirmiş oldu. Takım, 9 Ağustos’ta başlayacak Süper Lig maçları öncesi üçüncü ve son hazırlık dönemini Bursa’da geçirecek.
Bursaspor’u bu yıl nasıl bir lig yarışı bekliyor?
Takım geçen yıla göre daha başarılı olabilecek mi?
Kadrosu güçlendi mi, yoksa hala yetersiz mi?
Takım iyi bir hazırlık dönemi geçirebiliyor mu?
Gelin bu sorulara yanıt aramaya çalışalım...
1.
Malum, futbol gibi bir takım oyununda iyi bir organizasyon ortaya çıkarmak ve daha da önemlisi istikrar sağlamak önemli. Bursaspor, İbrahim Yazıcı yönetimiyle devam ediyor. Geçen sezon ortasında göreve getirilen Teknik Direktör Ertuğrul Sağlam’la da yola devam ediliyor ve daha 3 yıllık sözleşmesi var.
Taraftarın klüp yönetimi ve teknik direktörle yıldızı barışık. Bu klüp taraftar ilişkisi açısından bir uyumun göstergesidir ve moral değerler açısından önemli. Taraftar, yönetime ve teknik direktöre inanıyor ve güveniyor.
Zaman zaman transferlerle ilgili kulis dedikodular yayılsa da mevcut bütçe olanakları içerisinde klüp yönetimiyle teknik yönetim arasında bir uyum olduğu, bir güven ilişkisi oluştuğu gözleniyor.
Tüm bunlar Bursaspor markası etrafında iyi bir organizasyon yaratılmakta olduğuna ve istikrar açısından pozitif adımlar atıldığının işaretleri...
2.
Bursaspor, geçen sezona göre, futbolcu kadrosundan önemli sayılabilecek bir tek Mustafa Sarp’ı kaybetti. Kaleci Yavuz Eraydın, Volkan Bekiroğlu ve Romaschenko’nun ayrılması ise neredeyse kimseyi şaşırtmadı.
Buna karşılık Hüseyin Cimşir, Arjantinli Batalla, Sırp oyuncu Ivan Ergic, takımın önemli sıkıntı çektiği orta saha ve ön libero mevkiine çözüm olması için transfer edildi. Yine Pendikspor’dan alınan Ramazan Sal’ın stoper ve ön libero meviinde, Kayserispor’da bir çeşit doku uyuşmazlığı yaşayan Turgay Bahadır da forvet pozisyonun da iyi birer seçenek olacaklarını Avusturya’daki hazırlıklar sırasında gösterdiler.
Henüz bir karşılaşmada izleme şansını yakalayamadığımız Batalla ve Ergic, mevcut kariyer “kayıtları” ve online video sitelerindeki özet görüntüleriyle şimdilik umut vaadeden birer oyuncu. Eğer futbol kamuoyuna yansıyan özellikleri realize olursa ve uyum sorunu hızla çözülürse, takımın uzun süredir sıkıntı çektiği orta sahaya derman olabilirler.
3.
Geçen yılkı kadronun önemli isimlerinden Ömer Erdoğan, Ali Tandoğan, Sercan Yıldırım, Volkan Şen ve geçen sezon ortasında katılmasına rağmen takıma hızla uyum sağlayan Koreli Shin Rok’un tüm transfer girişim ve dedikodularına rağmen takımda tutulması yeni takviyelerle birlikte takımın birkaç adım daha ilerleyeceğinin göstergesi.
Deneyimli ve karakterli oyuncular olan Ömer, Ali gibi isimlerin yanına genç Sercan, Volkan ve Shin’in de geçen yıla göre daha deneyim kazanmış birer oyuncu olarak sezonu açacak olmaları Bursaspor’u biraz daha takım haline getirecek potansiyeli taşıyor.
Birçok yorumcu, bu yıl özellikle Ozan İpek, Serdar Aziz, Bekir Ozan Has ve hatta genç Eren Albayrak’ın oyunlarını geliştirecekleri ve kadroyu zorlayacak oyuncular olacaklarına da kesin gözüyle bakılıyor. Halil Zeybek ve Tuna Üzümcü ise beklenti içerisinde olunan, ancak sıçrama yapıp yapmayacakları konusunda ciddi soru işaretleri taşıyan oyuncular.
Yine haklarında hatırı sayılı soru işaretleri olan Gökhan Güleç, Veli Acar, Kemal Aslan, Mustafa Keçeli, Yenal Tuncer ve Brezilya’lı Dani’nin nasıl bir grafik çizecekleri ve takımdaki gelecekleri de merak konusu.
Shin’le birlikte geçen sezon ortası takıma katılan genç Brezilyalı Tadeu, İbrahim Öztürk’ün sakatlıkları ve Romen Krita’nın sağlık sorunları da klüp yönetimini ve teknik kadroyu düşündüren konular. Takıma en erken dönecek oyuncu olarak Tadeu gözüküyor.
Bana kalırsa şu anda Bursaspor’un en sıkıntılı olduğu pozisyon defasın solu. Burada Mustafa Keçeli’ye ciddi bir seçenek mevcut değil.
Takımın en sorunsuz bölgesi ise Ivankov’un varlığı ve Avusturya’da özgüven kazanan ve güven kazandıran Yavuz Özkan’la kale oldu.
4.
Bursaspor organizasyonu açısından başkaca önemli girişimler de var. Örneğin, klüp yönetiminin eski yıllara göre daha uyumlu bir yapıya kavuşması; Bursaspor TV’nin yayına başlaması; kent kurumları (özellikle Büyükşehir Belediyesi’yle) arasında uyumlu bir işbirliği döneminin başlamış olması; takıma ve kente sınıf atlatacak olan yeni stat konusunda düğmeye basılmış olması da istikrar açısından umut vaadeden gelişmeler.
5.
Bursaspor için bu yıl önemli bir gelişme daha var. Bursaspor ve kent, özellikle son 10 yıllık dönem baz alındığında hiçbir dönemde olmadığı kadar bu yıl lig yarışına huzurlu başlıyor. Yönetim kavgalarından arınmış, hırslı, çalışkan ve karakterli bir teknik direktörüyle takım ve taraftar arasında güven ve coşkuyla geleceğe umutla bakan bir Bursaspor organizasyonu kök salmaya başlamış durumda.
Bu nedenlerle Bursaspor bu yıl, geçen sezona göre daha başarılı olacaktır.
Bursaspor kendi organizasyonunda ilerleme gösterirken, rakipleri de boş durmadı kuşkusuz; ama bu durumu analiz etmek de artık başka yazıların konusu...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder